Hakan Turgut | Kitaplar | Konuşma Daveti | Sunumlar | Sihirli Değnek | İletişim

Makaleler

Borçlarınızdan Kurtulmanın Yolları

Borçlanmanın tarihi çok eskilere dayanır. Babillilerde tüketim ürünleri için borçlanabilmek mümkündü. Bugünkü bankacılık sistemine benzer bir sisteme sahiplerdi, sadece bankalar yerine tefeciler vardı. Biri borçlanmak istediğinde ondan güvence istenirdi, teminat ya da ipotek gibi. Eğer malvarlığı olarak bir güvence sunamıyorsa, borçlanacak kişi kendini teminat olarak gösterebilirdi. Bunun karşılığında da eğer borcunu ödeyemezse köle olarak satılırdı. Eski tarihçilerden Yunanlı Herodot, dünyanın yedi harikasından biri olan 50 metre yüksekliğinde, 18 kilometre uzunluğunda ve yan yana 6 atın koşabildiği Babil’in surlarının bu köleler tarafından yapıldığını nakleder. İlginç olan ise, bu kölelerin üçte ikisinin savaş esiri değil, borcunu ödeyemediği için özgürlüklerini kaybetmiş Babillilerdi.
Bir insan nasıl olur da kendini teminat göstererek borçlanabilir? Nasıl bir duygu yoğunluğu ya da tüketim ürünü böyle aptalca bir riskin alınmasına neden olur? Basit bir cevabı var: İnsan, istediği şeylerin hemen olmasını istiyor. Ruhen ve bedenen hemen tatmin olmak istiyor. Sahip olduğunda hissedeceği sevinç insanları harekete geçiriyor. Buna karşın sıfırdan başlayıp parasını iyi idare ettiği için her geçen gün daha da özgürleşen, paranın satın alabileceği daha çok şeye sahip olan insanlar vardır. Paraya köle olan ya da paraya hükmeden insanlar arasındaki en belirgin fark, sahip oldukları inançlardır. İnançları dolayısıyla bazı insanlar önemli bir markanın 200 liralık gömleğini giymediği zaman rahatsız olurken, bazıları da tasarruf etmeyip yatırım yapmadıkları zaman rahatsız olurlar. Bu durumda borçlara olan yaklaşımımızı ve finansal durumumuzu değiştirmek ancak inançlarımızı değiştirmekle mümkün olabilir. Çünkü insanlar birçok durumda mantıklı düşünceleri ve rasyonel kararları ile değil, duyguları ile karar verirler.      
İlk Milyona Giden Yol isimli kitabında Bodo Schafer borçlardan kurtulmak için aşağıdaki pratik önerilerden bahseder:

  • Kendinizi uzun vadeli hedefinize yönlendirin. Düşündüğünüz, söylediğiniz ve yaptığınız şeyin hedefinize ulaşmada yardımcı olup olmadığını sorgulayın.
  • Parayla ilgili inançlarınızı değiştirin.
  • Kredi kartlarınızı kesip atın, hemen şimdi!
  • Tüm alacaklarınızı listeleyin ve size borcu olan kişileri ziyaret edip bizzat tahsilat yapın.
  • Borçlu olduğunuz kişilerle konuşun ve yeni ödeme planları oluşturun.
  • Aylık olarak ödeyebileceğiniz rakamın yarısını teklif edin. Böylece hem tasarruf etme imkanına kavuşmuş olur, hem de ödemelerinizi aksatmanda yapma şansına sahip olursunuz. (Bknz. 50/50 Kuralı)
  • Yeni kazanç kaynakları araştırın.
  • Her ay harcayacağınız bir üst rakam ve kazanacağınız bir alt rakam belirleyin.

50/50 Kuralı
50/50 kuralı borç yönetimindeki en önemli unsurlardan biridir. İnsanların önemli bir bölümü borçlu olduğu kişiye kazancından artırabildiği bütün parayı ödeyip bir an önce borçlarından kurtulmak ister. Ne yazık ki bu durum kişiyi zor durumdan kurtarmaz, çünkü yedek akçeniz yoksa hareket kabiliyetiniz de yoktur. Para, hareket özgürlüğü ve seçenek fazlalığı sağladığı için kıymetlidir ve zenginlik aracıdır. 50/50 kuralına göre, kazandığınız paradan borç ödemelerinize ayırabileceğiniz tutarın %50’sini borçlarınızı ödemek için kullanmalı, kalanını ise kimsenin bilmediği bir tasarruf hesabına aktarmalısınız. Buna göre 1000 TL kazanan biri 800 TL harcıyor ve borç ödeyebileceği 200 TL parası kalıyorsa, bu rakamın 100 lirası ile borçlarını ödemeli diğer 100 lirayı ise tasarruf etmeli ya da yatırıma yönlendirmelidir. Böylece borçlu da olsanız bir miktar nakdiniz olur. Bu nakit sayesinde borcunuzu ödemeye devam ederken varlık oluşturma planları yapabilirsiniz. Acil durumlara hazırlıklı olursunuz. Kendinize güveniniz gelişir. Sizi sıkıştıran alacaklılarınızı susturabilirsiniz.  
Bilge Bahçıvan  
Çocuğun biri bir gün ormanda gezmeye gitmiş ve büyük bir düzlükte bir eve varmış. Evin her iki tarafında da büyük bir bahçe ve bahçelerin her birinde birer bahçıvan varmış. Ama her iki bahçe de birbirinden çok farklıymış. Bahçelerden biri tamamen yabani ve zararlı otlarla doluymuş. Bahçıvanı da çok sinirli biriymiş, sürekli zararlı otları yoluyor ve küfrediyormuş.
Diğer bahçeninse her tarafında çiçekler açıyormuş ve çok güzelmiş. Bu bahçedeki bahçıvansa bir ağacın gölgesinde oturmuş ıslık çalıyormuş. Kendinden çok emin bir görüntüsü varmış. Çocuk bu bahçıvana yaklaşmış ve niye diğer bahçıvanın bahçesi çok çalıştığı halde otlarla doluyken, onunki bu kadar güzel ve çiçeklerle dolu diye sormuş. Kendinden emin cevaplamış bahçıvan: Biliyor musun, ben de bir zamanlar meslektaşım gibi yabani otları yok etmeye çok çalıştım. Ama her defasında yeniden bittiler. Bir gün onları yenemeyeceğimi fark ettim ve yeni bir strateji geliştirdim. Otlardan daha hızlı büyüyen çiçekler ve bitkiler buldum. Bu bitkiler zaman içinde yabani otları yok ettiler. Şimdi bahçem kendi kendini temiz tutuyor.
Karanlık yok edilemez. Karanlığı ortadan kaldırmak istiyorsan, ortamı aydınlatman gerekir. Borçlardan kurtulmanın en iyi yolu servet edinmektir. Servet edinmek de hiçbir harcama yapmayıp tasarruf etmekle değil, tasarrufları yatırıma yönlendirmekle mümkün olabilir. Borçluysanız hedeflerinizi büyütün. Çünkü beklentileriniz, neler elde edeceğinizi belirleyecektir.
Sözün Özü: Bir arkadaşından borç para istemeden önce hangisine daha çok ihtiyacın olduğunu iyi düşün.

Amerikan Atasözü

 

------------------------------
Makaleler
------------------------------
hakan@hakanturgut.com