Hakan Turgut | Kitaplar | Konuşma Daveti | Sunumlar | Sihirli Değnek | İletişim

Makaleler

Kişisel Risk Yönetimi ve Sigorta Mantığı

Sigorta, bir risk yönetim aracıdır. Kişisel risk yönetiminin temelinde sigorta ve sigorta mantığı vardır. Sigorta hakkında ne denli bilgi sahibi olduğunuzu bilmiyorum, bu yüzden mantıksal temellerini sizinle paylaşacağım ve bunu yaparken de otomobil örneğini kullanacağım. Kişisel risk yönetiminde, riski yönetebilmek için uygulayabileceğiniz dört yol vardır:

  1. Riskten Kaçınmak
  2. Riski Kabul Etmek
  3. Riski Azaltmak
  4. Riski Transfer Etmek

Riskten Kaçınmak
Risk yönetiminin yöntemlerinden birincisi riskten kaçınmaktır. Eğer kaza yapmaktan korkuyor ya da kaza yapmak istemiyorsanız, aracınızı kullanmayabilirsiniz. Ancak bunun yan maliyetleri vardır.

Riski Kabul Etmek
Aracınızla trafiğe çıktığınızda kaza yapma riskiniz olduğunu bilirsiniz, ama buna rağmen işe gitme sorumluluğunu yerine getirmek için trafiğe çıkarsınız. Bu durumda riski kabul etmiş olursunuz.

Riski Azaltmak
Riski azaltmak, risk yönetim yollarından üçüncüsüdür. İşinize gitmek için aracınızı kullanırsınız ve bunun da kaza riski taşımak anlamına geldiğini bilirsiniz. Ancak kaza riskini azaltmak için aracınızı daha dikkatli kullanmaya özen göstererek, bakımını düzenli yaptırarak ve emniyet kemerinizi  bağlayarak riskinizi azaltmış olursunuz.

Riski Transfer Etmek
Risk yönetim tekniklerinden sonuncusu riski transfer etmektir. Bu da kitabın bu bölümünün konusunu, sigortayı oluşturuyor. İşinize gitmek zorundasınız. İşinize varmak için de ya kendi aracınızı ya da toplu taşıma araçlarını kullanmak durumundasınız. Bu da trafik ve kaza yapma riskini taşımak anlamına geliyor. Bu durumda riskin her zaman var olduğunun bilincinde olarak, sahip olduğunuz riski bir başkasına transfer edebilirsiniz. Bu da sigortadır. Sigorta, güvence anlamına gelir.
Karşılaşabileceğiniz herhangi bir riskin gerçekleşmesini ne ben engelleyebilirim ne de bir başkası. Ancak karşılaşacağınız risklerin sonucu olarak ortaya çıkabilecek finansal kayıplara karşı kendinizi koruyabilirsiniz. Bunu da sigortayla yapabilirsiniz.
Sigorta, olası finansal kayıplara karşı sizi koruma altına alır ve bunu da bir risk havuzu oluşturarak yapar. Diyelim ki, 1000 haneli bir kasabada yaşıyorsunuz ve bu kasabada her yıl bir ev yanarak yok oluyor. Bir evin değerinin de 10.000 birim para olduğunu düşünelim. Bu durumda olası bir yangın sonucu karşılaşabilecekleri finansal kaybı karşılamak için her hane sahibinin elinde nakit 10.000 birim para bulundurması gerekir. Aynı kasabada bir sigorta şirketi varsa ve “Ben bir risk havuzu oluşturuyorum, sizin hane sahipleri olarak 10.000 birim paranızı bağlamanıza gerek yok, bana yılda 11 birim para verirseniz bu paraları bir fonda toplarım ve yanan evin bedelini karşılarım.” derse; bu, hane sahiplerinin de, sigorta şirketinin de faydalanacağı bir “kazan-kazan” yaklaşımıdır. Hane sahipleri 11 birim para verdiğinde, risk havuzunda toplam 11.000 birim para toplanmış olur. Evlerden biri yandığında ise 10.000 birim para bu risk havuzundan ödenir. Oluşturulan havuzda 1.000 birim para kalır, bu da sigorta şirketinin giderlerini ve kârını karşılar. Böylece bir sigorta şirketi aracılığıyla sosyal yardımlaşma gerçekleşmiş olur. Bazıları risk gerçekleşmediğinde, ödedikleri primin, dolayısıyla paralarının boşa gittiğini düşünebiliyorlar. Buna verilebilecek çok basit bir cevap var. Eğer sigorta primini ödemeyip riski kendi üzerinize almaya kalkarsanız, risk gerçekleştiği taktirde ekonomik bir çöküntü yaşayabilirsiniz. Kaldı ki ekonomik durumunuz uygun olsa bile evinizin bedeli kadar bir parayı nakitte tutmak, o parayı herhangi bir yatırım aracında değerlendirmek ya da işlerinizde kullanmaktan mahrum kalmak demektir. Buna karşılık sadece 11 birim para olarak ödediğiniz prim, riskin gerçekleşmesi durumunda bütün zararınızı karşılayıp size 10.000 birim para olarak geri dönebiliyor. Riskin gerçekleşmemesi ise üzülünecek değil, aksine sevinilecek bir durumdur. Kaldı ki, prim ödeyerek zor durumda kalmış olan birinin finansal kaybının karşılanmasına da katkıda bulunmuş olursunuz.
Sigorta mantığına bu şekilde bakmak ve risk yönetimini örnekteki gibi değerlendirmek, kendimizi ve ailemizi finansal risklere karşı korumamızı sağlayacağı gibi, yaşamımızı da kolaylaştıracaktır. Aşağıda sigortayla ilgili birtakım sorular bulacaksınız; sigortanız varsa bunların hepsinin cevabı “sigorta” dır; sigortanız yoksa cevabını sadece siz verebilirsiniz…

  • Ailenizin geçimini sağlayan kişi aniden ölür ya da sakat kalırsa finansal kaybınızı kim karşılayacak?
  • Beklenmedik bir hastalıkla karşılaşırsanız hastane masraflarınızı kim ödeyecek?
  • Aracınızla bir kaza geçirirseniz kaza ve tedavi giderlerini kim karşılayacak?
  • İşyerinizde yangın çıkar yada hırsızlık olursa zararınızı kim telafi edecek?
  • Eviniz deprem sonucu zarar görürse yeni bir ev alacak ya da gerekli tamiratı yaptıracak parayı size kim verecek?
  • Evinizin çatısında tamirat yapan bir usta fiziksel bir zarara uğrar ve size dava açarsa tazminatını kim ödeyecek?
  • Çalışanlarınızdan biri işyerinde bir kaza geçirir ve tazminat davası açarsa, maliyetleri kim karşılayacak?

Sözün Özü: Gemimi yüzdürebildiğim sürece fırtınalardan korkmuyorum.

Louisa May Alcott

 

------------------------------
Makaleler
------------------------------
hakan@hakanturgut.com